|
..........
Fırat ve dicle nehilleri arasında Mezotopamya denen bölgede, tarih boyunca
halklar yerleşti . Bir çok Millet bu bölgeye geldi ve buradan göçüp gitti.
Birbirlerine bulutlar gibi karıştı. Bilahare birbirlerinden yeniden ayrıldı.
Bu birleşme ve ayrılma uzun müddet sürdü. Mezotopamya gerçekten bir çok
milletin ve meddeniyetin doğduğu, geliştiği ve birbirine karıştığı münbit
bir alandır.
.........
Bir dağın tepesinde kurulmuş olan Mardin, yukarı Mezotopamyanın en eski
şehirlerinden biridir. Harika bir doğa güzeliğine sahip, üzerine kululduğu
dağlardan aşağıya göz alabildiğine uzanan bağ ve bahçelerle bezenmiş, yem
yeşil mezotopamyaya sanki bekçilik etmektedir.
.........
M.Ö.8000 yıllarında 30 ve 40 Kuzey enlemleri arasında bulunan ve anadoludan
irana doğru uzanan 1500 KMlik bir alanda hem tahıl yetiştiriliyor hemde
hayvan sürüleri besleniyordu.. Bu alanda yapılan kazı çalışmaları sırasında
çıkan kemiklerden anlaşıldığına göre koyun ve keçi sürülerinin beslenmekte
olduğu anlaşılmaktadır.
.........
Mardin, mimari, etnografi, arkolojik, tarihi ve görsel değerleri ile zamanın
durduğu izlemini veren Güneydoğunun Şiirsel kentlerinden biridir. M.Ö.4500'den
başlıyarak klasik anlamda yerleşim gören Mardin, Subari, Sümer, Akad, Babil,
Mitaniler, Asur, Pers, Roma, Bizans, Araplar, Serçuklu, Artuklu, Osmanlı
Dönemine ilişkin birçok yapıyı bünyesinde harmanlayabikmiş önemli bir açık
hava müzesidir.
.........
Geçmişi Tek karede doldurmayan taş
sokaklarda dolaşanlara geniş bir tarih yelpazesi sunan büyüleyici bir
şehirdir.
MARDİN
İSMİNİN KAYNAĞI
.........
Mardin adı hakkında pek çeşitli
söylenecekler vardır; J.A.Dupre've J.Von Hammer Marde kelimesinin Savaşçı
bir kavim olan Mardelerle ilgili olduğunu, Mardelererin İran Hükümdarından
olan Arşedir.(226-241) Tarafından buraya yerleştirildiklerini anlatır. Şehir
ve kavim isimleri arasındaki benzerlik, Mazıdağ yöresinde oturan yezidilerin
Şeytana tapmaları ,eski bir iran ananesinin devamı olarak Şerre kötülüğe
ibadet ednen Mardelerin bu bölgeye yerleştirildiklerinin delilidir.C.Ritter
her ne kadar bu ifadeyi nakledesede bu ifadeye Şüpheli bakarlar.
.........
Çoğu Kaynaklarda : Mardinin gerçek ardı "Merdin" diye gecer. Zira halkın
çoğuda bugün böyle demektedir. Bu ad, "Kaleler" anlamına gelir. Şehre bu
adın verilmesinin nedeni de yakınında bir çok kalesinin bulunmasıdır. Mardin
Kalesi olan Kuşlar Yuvası, Kartal kalesi veya Kartal Yuvası Eski kale
köyünde bulunan Kal'atül Mara Kalesi Deyuzafaran manastırının kuzey
doğusundaki Arur Kalesi ve Erdemeşt Kalesi bu adınverilesine etken olmuştur.
.........
Bir bir başka kaynağa görede iran impratorunun oğlu olan Mardin Hastalanır
ve doktorların onu havası ve suyu temiz olan mardine gönderir. orda yerleşen
mardin iyleşir.
.........
Bir başka rivayete göre İran Papazlarından adı din olan bir rahip Kale
yaptırmış ve orda ibadete çekilmiş. Bizans kralıda onu öldürtmek için bir
adam gönderir adam dinlen tanışır ve arkadaş olurlar bir gün onu öldürür. ve
kaleye din öldü anlamına gelen (Mete- din) Adını koymuştur. Dinin kızı
babasının intikamını almak için karşı bir kale yaptırtır bu kaleyede Kız
kalesi (Kale-til Mara) adını köymuştur.
|